Ana SayfaFilm ve DiziSevgiliyle İzlenecek En İyi Netflix Aşk Filmleri 2022

Sevgiliyle İzlenecek En İyi Netflix Aşk Filmleri 2022

Netflix'te izleyebileceğiniz en iyi aşk filmlerinin bir derlemesini sizlerle paylaşıyoruz. İşte en iyi Netflix aşk filmleri...

-

Kendi Karakterini Yapabileceğiniz En İyi Avatar Yapma Siteleri!

Artık dünyamız dijital dünyaya geçmekte, birçok siteye veya farklı hesaplara giriş yapıp çıkıyoruz lakin bu tür sitelerde ve hesaplarda kendi avatarınızı yaratmanız mümkün. Bugün...

Romantizmi ve tutkuyu derinden hissetmek herkesi buraya alalım. Bu yazımızda Netflix’in en güzide ve en tatlı aşk filmlerini bir araya getirmeye özen gösterdik. İşte Netflix’in en güzel romantik filmleri…

Bkz: En İyi Netflix Korku Filmleri 2022

Penceremden

Genç bir kız olan Raquel, gönlünü yakışıklı komşusu Ares’e kaptırır. Çocukluğundan beri hissettiği duygularını kimseyle paylaşmayan Raquel, henüz Ares ile konuşmamıştır. Utangaç bir genç olan Raquel, Ares’i sadece gizlice izlemekle yetinir. Ancak artık Ares’i kendisine aşık etmeye karar verir ve harekete geçer.

The Notebook

Yaşlılar için yapılmış bir bakımevinde yaşayan ve çevresindekiler tarafından ‘Duke’ diye çağırılan ihtiyar adam sararmış defterinde yazılı olan bir aşk hikayesini okumaya başlar. Hikaye 1940 yılında başlar. Güney Carolina’da yer alan Seabrook Adası’na Allie Hamilton isimli 17 yaşında bir genç kız gelir. Ailesiyle birlikte tatile gelen Allie, burada yaşayan Noah isimli bir gençle yakınlaşmaya başlar. Aralarındaki sınıfsal ve ekonomik farklılıklara rağmen birbirlerine duydukları hissi engellemez, doyasıya yaşamaya başlarlar. Ancak onları bekleyen ayrılık 2. Dünya Savaşı’nın kızışmasıyla birlikte gelmek üzeredir.

To All The Boys I’ve Loved Before

Lara Jean, on altı yaşında olan genç bir kızdır. Her genç kızın başına geldiği gibi onun da kalbi başkaları için atmaktadır. Fakat onun ilişkileri yazdığı mektuplardan ibarettir. Lara, sevdiği her çocuk için bir mektup yazmıştır. Genç kız asla söyleyemeyeceği duygularını kimsenin okuyamayacağını bildiği için rahatça mektuba aktarır. Bu zamana kadar kimseye göndermediği beş mektubu vardır ve yazdığı mektupları odasında bir kutuda saklamaktadır. Fakat bir gün ondan habersiz Lara’nın gizli aşk mektupları gizemli bir şekilde sahiplerine gider. Sevdiği erkekler, Lara’nın kendileri hakkında artık ne düşündüğünü öğrenmiştir; üstelik hepsi de aynı anda. Peki bunları gönderen kim?

Set It Up

New York’ta çalışan iki genç asistan patronlarının tam anlamıyla hayatını kurtarmaktadır. Çokça çalışıp patronlarının tüm işlerini yapan asistanlar oldukça az kazanmaktadır ve bu duruma bir son vermek isterler. Patronlarını sırtlarından atmaya çalışan ikili çözüm olarak ikisini tanıştırmayı ve aralarında duygusal bir bağ oluşturmayı planlar. Türlü oyunlarla patronlarını bir araya getirmeye çalışan asistanlar sonunda amaçlarına ulaşır ve ikisinin sevgili olmasını sağlar. Bu süreç asistanların birbirini daha iyi tanımasına neden olacaktır.

As Good As It Gets

Melvin Udall oldukça zor bir insandır. Obsesif kompulsif ve başarılı bir yazar olan Udall, sahip olduğu korkular sebebiyle sokak kapısını dört kez kapamakta, Yahudilerden ve siyahîlerden nefret etmekte ve tüm bu ayrımcı özelliklerini hiçbir şekilde gizlememektedir. Eşcinsel bir komşusu olan Simon’un da hayatını sürdürdüğü Greenwich Village’da yaşamaktadır. Bir gün Simon saldırıya uğrar. Ona yardım etmek zorunda kalacak olan Melvin’in hayatı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır.

Titanic

Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiç bir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. ‘Titanic’ adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu ‘Düşler Gemisi’ nin yolcuları arasında Avrupada birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika’ya dönmekte olan; Jack adlı genç bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphiaya giden Rose adlı genç bir kız da vardır. İki genç, şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Bu arada doğa insanoğlunun günden güne artan kibirine bir nokta koymayı planlamaktadır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra; 10 Nisan 1912’de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bulan; hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.

Me Before You

Tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşamını sürdürmek zorunda olan yarı felçli genç adam, bakıcı olarak küçük bir kasabada yetişmiş genç kadını istihdam ettirir. Bu genç adam ve kadının bir araya gelişi hayatlarını yeni bir yola sürükleyecektir. İlk başta birbirlerinden hoşlanmayan ikili farklılıklarının fazlalığından yakınsa da zamanla hayatla ilgili bilmedikleri şeyleri birbirlerine öğretmeye başlarlar. Birbirlerine aşık olan karakterleri şimdi daha da zorlu bir sınav beklemektedir.

Twilight

Annesiyle birlikte Phoenix’te yaşayan güzel ama hırpani; sevimli ama içe kapanık Isabelle “Bella” Swan, hayata karşı isyanları olan bir gençtir. Bella, annesinin başka bir adamla evlenmesi üzerine, babasının yanına Washington’ın Fork kasabasına taşınır. Edward ise küçük kasabasında yıllardan beri ailesiyle yaşayan gizemli, genç bir adamdır. Aslında “çok farklı bir hayat tarzına sahip olan” Edward, uzun süreden beri vampir kimliklerini saklamış olan bir aileye mensuptur. En az kendisi kadar tuhaf “ebeveynleri”; insan kanı içmeden, insanlara zarar vermeden mazbut bir hayat sürme gayesindeki “efendi” vampirlerdir. Yeni başladığı okulunda tanıştığı Edward’a karşı tuhaf bir çekim hisseden Bella; bir süre sonra Edward’ın vampir olduğunu öğrenmesine rağmen ondan vazgeçemez. İkili arasında tehlikeli ve tutkulu bir ilişki başlayacaktır.

The Piano

The Piano, dilsiz bir pianist olan Ada ve kızının, 19. Yüzyılın ortalarında Yeni Zellanda’nın batı kıyısında geçen hikayesidir. Altı yaşından beri tek bir kelime bile konuşamayan Ada bu suskunluğunu çok sevdiği piyanosuna yansıtmış; iyi bir piyanist olmuştur. Babası Ada’yı, Yeni Zellanda’lı bir zenginle yaptığı anlaşmayla evlendirir ve genç kadın kızını da alarak daha önce hiç görmediği, bilmediği bu ülkeye taşınır. Yeni kocasıyla arasında problemler yaşanır ve genç kadın piyanosundan ayrılmak zorunda kalır. Ancak bu esnada kendisini bekleyen bir sürpriz hayatındaki tüm aksaklıkları çözecek; onu bambaşka biri haline getirecektir.

Atlantics

Popüler bir Dakar banliyösüne inşa edilen; fütüristik bir kulede çalışan işçiler, aylarca emeklerinin karşılığını alamadan çalışır. Nitekim yaşadıkları sıkıntılara son vermek isteyen işçiler, daha iyi bir gelecek için ülkeyi terk etmeyi planlar. Ülkeden ayrılmayı düşünenler arasında genç bir kadın olan Ada’nın sevgilisi Suleiman da vardır. Çift birbirlerini sevip, birlikte bir gelecek düşleseler de Ada başka bir adamla evlendirilmek istenir. Ada için karar verilince de kısa sürede düğün hazırlıkları yapılır. Bu sırada, Suleiman ve bir grup işçi hayallerinin peşinden gitmeye karar verir ve ülkeyi terk eder. Ancak Ada’nın düğününün başladığı sırada büyük bir yangın çıkar.

The Half Of It

The Half Of It, arkadaşına sevdiği kızı etkilemesi için yardım etmeye çalışırken, kendisinin de aynı kişiden hoşlandığını fark eden genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Nitekim utangaç bir kız olan Ellie Chu, derslerinde oldukça başarılı olan bir lise öğrencisidir. Okulun futbol takımındaki öğrencilerinden olan Paul, okulun en havalı kızını etkilemenin yolunu arar. Bunun için de Ellie’den yardım ister. Ayrıca Paul’a yardım etmeyi kabul eden Ellie, bu süreçte kendilesi ile ilgili farkında olmadığı gerçeklerle yüzleşir. Ellie, Paul’un etkilemeye çalıştığı kızdan hoşlandığını fark edince, işler içinden çıkılmaz bir hal alır.

The Artist

Erişilmez karizmasıyla George Valentin, hem izleyicilerin hem yapımcıların göz bebeğidir. Yanında bitiveren gencecik oyuncu adayı ve dansçı Peppy Miller’ın gözüyse yükseklerdedir. Ancak sessiz sinemadan sesli sinemaya geçilmesiyle beraber Valentin’in kariyeri bir gecede baş aşağı gitmeye başlar. Sesli sinemanın çıkmasıyla ikilinin ilişkisi de farklı bir boyut kazanır.

Serendipity

Sara ve Jonathan bir dükkandaki son eldiveni aynı anda satın almak isteyince tanışırlar. Satın aldıkları eldiven halen kimsenin malı değildir ve kime ait olacağına karar vermek üzere bir kafeye girerler. Bu arada sıradan bir sohbet şeklinde başlayan tanışıklık tüm gece sürer. O gece ayrılmak zorundadırlar. Birkaç yıl sonra ikisi de başka insanlarla evlenmek üzeredirler. Ancak akıllarına yıllar önce beraber geçirdikleri güzel akşam gelir. Artık yapılacak tek şey vardır: Birbirlerini bulmak ve yeniden konuşmak…

After

Üniversite öğrencisi olan Tessa, iyi niyetli, tatlı bir genç kızdır. Henüz lise mezuniyetinin ardından üniversitedeki ilk yılının ilk dönemindedir ve hızla adapte olmuştur. Mükemmel ders notları, rahat bir yaşamı ve sevimli bir sevgilisi olan Tessa’nın hayatında her şey yolundadır. Liseden beri birlikte olduğu sevgilisine sadık olan Tessa, iyi bir geleceğe sahip olmak için hırsla çalışır. Ancak onun sevgilisine sadakat,derslerine sorumluluk ve ailesine saygıyla kurduğu bu kontrollü hayatı, Hardin Scott adındaki genç bir delikanlı ile tanışması ile altüst olur. Gizemli bir adam olan Hardin, Tessa’dan oldukça farklı biridir. Tessa’nın korunaklı hayatına dahil olarak onun tüm değerlerini ve kendisini sorgulamasına neden olan olan genç adam ve Tessa arasında tarifi mümkün olmayan bir bağlılık ortaya çıkar. Serinin üçüncü filmi bu yıl çıkacak.

Always Be My Maybe

Çocukluk arkadaşı olan Sasha ve Marcus’un yollarının ayrılmasının üzerinden tam 15 yıl geçmiştir. Farklı yönlere savrulan ikiliden Sasha, başarılı bir şef olmuştur ve nişanlısı Brandon ile evlilik hazırlığı içerisindedir. Yerel bir müzisyen olan Marcus ise babasının himayesi altında yaşamaktadır. Sasha, yeni açılacak bir restoran için doğup büyüdüğü şehre, San Francisco’ya dönmek zorunda kalır. Eski hatıraların yeniden canlanmasına neden olan bu şehir, ona çocukluk arkadaşını yeniden görme fırsatı verir. Aradan geçen 15 yılın ardından karşılaşan Sasha ve Marcus, geçmişi yad etmeye başlar.

Memoirs of a Geisha

Dünya ikinci dünya savaşının arifesindedir. Yoksul bir aileye mensup bir kız çocuğu da geyşaların çalıştığı ve erkekleri mutlu ettiği bir evde hizmetçi olarak işe girer. Zaman içerisinde güzelliği ve büyüleyiciliği ile çalıştığı yerde dikkat çekmeye başlayan kız çocuğu bir süre sonra dudak uçuklatan bir geyşa olan Sayuri’ye dönüşür. Ayrıca Sayuri’nin güzelliği o denli etkileyicidir ki, eve gelen tüm erkekler gözlerini onun üzerinden alamayacaklardır. Sayuri ise bir gün gerçekten aşık olacağının hayalini kurarak bu işkenceye direnmeye çabalamaktadır.

The Duff

Lise son sınıf öğrecisi olan Bianca’nın hayatı, okulun popülewr öğrencileri tarafından çirkin ve şişman olarak etiketlenmesi ile alt üst olur. Hakkında bu tarz söylentiler çıkmasının ardından büyük bir yıkıma uğrayan genç kız, üzerine yapışan bu söylemlerden kurtulmaya karar verir. Ayrıca insanların algısını değiştirmeye kararlı olan Bianca, insanların dış görünüşe göre yargılanmaması gerektiğini kanıtlamak için harekete geçer.

Someone Great

Someone Great, erkek arkadaşı tarafından terk edilen genç bir kadının, hayallerindeki iş için şehir değiştirmeden önce arkadaşları ile birlikte atıldıkları macerayı konu ediyor. Jenny, müzik muhabiri olmak isteyen genç bir kadındır. Nitekim genç kadın, hayalinin teklifi ile karşı karşıya kalınca ne yapacağını şaşırır. Bu arada Jenny, saygın bir dergide çalışma imkanı bulmuştur fakat bunun için San Francisco’ya taşınması gerekmektedir. Jenny’nin dokuz yıllık sevgilisi ise uzaktan ilişki yürütmek istemeyince ayrılmaya karar verir. Hayallerine adım adım yaklaşan Jenny’nin mutluluğu, yıllardır birlikte olduğu sevgilisi tarafından terk edilmesiyle yarım kalır. Ayrıca kendisini toparlamaya çalışan genç kadın, teselli bulmak ümidiyle arkadaşı Erin ve Blair ile birlikte son bir maceraya atılmaya karar verir.

Irreplaceable You

Abbie ve Sam 8 yaşından beri birbirlerini tanıyan bir çifttir. Nitekim birlikte büyüyen, her anlarında birbirlerinin yanında olan çift hayatlarının en güzel zamanlarını yaşar ta ki beklenmedik bir anda Abbie’ye kanser teşhisi konulana kadar. Aldığı haberle yıkılan Abbie şoku atlattıktan sonra Sam’i düşünür. Ayrıca hastalığını herkesten saklamaya karar veren Abbie, flört etmekten anlamayan nişanlısı Sam için müstakbel bir kız arkadaş aramaya başlar.

Tramps

Genç bir adam olan Danny’nin sorumsuz kardeşi Darren için bir çantayı değiş tokuş etmesi gerekir. Çantanın içinde ne olduğunu bilmeden onu değiş tokuş etmesi için gereken yere giden Danny bu iş vesilesi ile Ellie adında bir kadın ile tanışır. Ancak işler ters gidip yanlış çantayı değiş tokuş ettiğinde ikili kendilerini olaylı bir gecenin ortasında bulur.

-- Reklam --

Haber bültenimize abone ol

En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.